icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Zehirli Aşk, Acı Adalet

Bölüm 5 

Kelime Sayısı: 708    |    Yayın tarihi: 23/10/2025

etli, sade siyah bir elbise giymem konusunda ısrar etti. Eskiden sevdiği elbiselerimden biriydi

r smokin içindeydi ve Kayra, yas tutma fikriyle alay eder g

Canan," diye tısladı Hakan içeri gir

ordu. Şehrin seçkinleri hep buradaydı, şampanya yudumluyo

trajik kaybı" için başsağlığı dileklerini kabul ediyordu. İnsanlar ona hayranlıkl

diye coşkuyla konuştu pırlantalarla kaplı

bir elini Hakan'ın koluna koyarak. "B

duydum. "Tüm teknoloji portföyünü sattı. Büyük bir zarar etti. Söylentilere gör

sahte bir hayranlıkla parlıyor

isemle ilgili bir şaka yaptı, Kayra'nın şıklığıyla karşılaştırdı. Aşağılanmanın acısını hisset

kan, mücevher ve sanat eserlerine abartılı teklifler verdi ve hepsini anı

adir, antika bir safir ko

diye fısıldadı. "Her

i başka bir teklif sahibi onunla başa baş gidiyordu. Fi

rtmayla titredi. Kazanan, Tuncay Sancak a

yöneldi. Merakım uyanarak uzaktan izledim. Büyük b

sesi alçaktı. "Kolye

gülümsedi. "Satılık değil, Arslanoğlu

anından kayarak do

apışkan ve sahipleniciydi. "Klasik bir güzellik. Onu saklamanız

i, onurumu savunmasını bekledim. San

e orada durdu. Ses

çası karşılığında beni takas

ki de hala bir parça bağlılık barındıran s

nı hissettim. Oradan çıkmalıydım. Döndüm v

bana yetişti.

diye tükürdüm,

nim için, bizim için yap. Sancak yaşlı bir adam. Sadece bir gece. Ve sonra özgür

ir nefretle doluydu ki neredeyse fiziksel bir güçtü.

. "Bu iyi bir

rsonun içki tepsisiyle geçtiğini gördüm. Saf, kendini yok etme um

ridor eğildi, ışıklar uzun çizgiler

an beni yakaladı.

gibiydi. "İçki..." diye mı

lduğunu anladım. Duygusal olacağımı biliyordu. Dürtüsel bir şey yapabileceğimi biliy

kti, dudakları

i zehirli bir okşamaydı. "Sadece bu

ı. Beni son kez on

şey, onun gevşek vücudumu özel b

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Zehirli Aşk, Acı Adalet
Zehirli Aşk, Acı Adalet
“Kırk yılını başkalarına bakarak geçiren hemşire annem, bir yardım balosundan sonra zehirlenip ölüme terk edildi. Bundan sorumlu olan kadın, Kayra Dikmen, mahkemede gözyaşları içinde bir masumiyet maskesi takınmış, kendini savunduğunu iddia ediyordu. Asıl dehşet ne miydi? Kocam, şehrin en iyi avukatı Hakan Arslanoğlu, Kayra'yı savunuyordu. Annemin itibarını yerle bir etti, gerçeği öyle bir eğip büktü ki jüri Kayra'nın kurban olduğuna inandı. Karar çabucak geldi: "Suçsuz." Kayra, Hakan'a sarılırken yüzünde zafer dolu bir sırıtış belirdi. O gece, soğuk yalımızda onunla yüzleştim. "Bunu nasıl yapabildin?" diye boğularak sordum. Sakin bir sesle, "Bu benim işimdi. Kayra çok önemli bir müvekkil," diye cevap verdi. Annemi öldürmeye çalıştığını haykırdığımda, annemin gizli tıbbi kayıtlarını, depresyon geçmişini kullanarak onu dengesiz ve intihara meyilli biri gibi göstermekle beni tehdit etti. Müvekkilini ve kariyerini korumak için annemin hatırasını yok etmeye hazırdı. Kapana kısılmış, aşağılanmış ve kalbim kırılmıştı. Hırsı için annemi feda etmişti ve şimdi de beni silmeye çalışıyordu. Ama onun hazırladığı boşanma evraklarını imzalarken, aklımda çılgın, umutsuz bir plan şekillenmeye başladı. Eğer gitmemi istiyorlarsa, ortadan kaybolacaktım. Ve sonra, onlara bunun bedelini ödetecektim.”