“On yıl boyunca erkek arkadaşım Demir için her şeyimden vazgeçtim. Ailesini saran bir skandal yüzünden dışlanıp paramparça olduğunda, herkesin terk ettiği o dehaya olan inancımla onu ülkenin en prestijli üniversitelerinden birine gönderebilmek için iki işte birden çalıştım. Ama her zaman olacağını bildiğim o teknoloji dehasına dönüştüğü an, başka birine aşık oldu: Selin Vural adında zengin, zeki bir iş arkadaşına. Birdenbire ben bir utanç kaynağına dönüştüm. Yeni arkadaşları, onu "aşağı çeken garson kız" hakkında fısıldaşıyordu. O da beni unutmaya başladı. Doğum günümü unuttu. En sevdiğim yemeği unuttu. Bir restoranda yangın alarmı çaldığında, panik içindeki kalabalığın arasında düşmeme göz yumarak, onu kurtarmak için yanımdan koşup geçti. Ölmek istediğinde onu bir çatıdan çeken bendim. O hayallerine kavuşsun diye kendi hayallerimi feda eden bendim. Beni sevdiğini sanmıştım ama ben sadece ödemek zorunda hissettiği bir minnet borcuydum. Beni o yangında terk ettikten sonra nihayet pes ettim. Hayatından tamamen çıkıp gitmeye hazır bir şekilde, memleketime tek yön bir bilet aldım. Sonra Selin'den bir video aldım; gözyaşları içinde Demir'e aşkını itiraf ediyordu. Derin bir nefes aldım, ona bittiğimizi söyleyen son bir mesaj attım ve numarasını sonsuza dek engelledim.”