/1/114429/coverbig.jpg?v=1ec8cc55481dce4ba66a749021d43aab&imageMogr2/format/webp)
la hayatını çalan bir sahtekâr olmamıştı. O her z
öğretmiş, kimse onun yanında durmaya ces
hayatları darmadağın olduğunda, hiç teredd
ördü. Nathan, Annelise'i köşeye sıkıştırmıştı, sesi titriyordu. "Kardeşinin zavallı olduğunu söyl
n süzülüyordu. "Yapamam. Zaten onun
Evelyn'in tüm b
rdeşi başından beri bi
dı ve onların birlikte olm
ederek peşinden koştu, elini tutt
.
m çanta ve mücevherlerini sattı, borçl
yn adına küçük bir daire satın aldı, tapuyu yalnız
ele ettiler ama yeni
ş yaparken sırtını sakatladı ve t
bir taş ayağ
maz, on bin doları tu
esinin duygularla boğulduğunu gördü. "Kardeşinin zavallı olduğunu söyledin ve beni o
. Evelyn çocukken kaçırıldı ve annemiz aklını kaybedip beni yetimh
evdiğim tek
ve onu iterek uzaklaştırdı. "Hayır! Onun hi
luk ve çaresizlikle doluydu. "Langford Grup'tan ve yeni şirketten olan h
n Evelyn'e yalan söyleyip şirketin iflas ettiğini söyledin? O şirket senin ve
yn! Hep umuru
. "Eğer numara yapmasaydım, beni görmeye gelir miydin? Sevdiğim kadınla evlenemedi
eden, öne atılıp
ştırdı ve yüzüne bir tokat attı. "Nathan, aklını mı ka
ereye doğru bi
sını döndü ve kaç
oturdu, elindeki para yığını
nun yeni şirketini anonim
iriktirdiği her şeydi. Buraya gelirken, onu soymaya
ştü ve göğsündeki acı nef
bakış atmıştı—bir deri bir kemik, kahyanın arkasına saklanmış—ve yüzleri kararmış bir şe
la görgü kurallarını öğreten ve uyum
t olmadığını fısıldadığında, Annelise
nda, Evelyn'in arkasında duran Nathan olmuştu. O andan
zil olmasını, Nathan'ın vazgeçmesini beklemişti. Ama o, Evelyn'in elini tutmu
esten onu çıkara
kadar bencil olamazdı. İkisi
dı ve hastane odas
ünce irkildi. "Evelyn, sana ne o
ı çekip sıradan bir
. Çıkarken kay
Evelyn'e çevirdi, kaşları çatıldı. "Neden
"Küçük bir yara. Yarın iyileşiri
ktı, ifadesi karmaşık bir hâl aldı ve içinde garip bir rahatsızlık hissetti. "Sana s
, gözlerindeki sızıyı gizled
en sonra dikkatlice konuştu: "Evelyn,
ava buz g
i paniği, Nathan'ın sık
Nathan birlikte büyümüştü. Ar
gellemeye çalıştı. "Yeni geldim. Trafik yoğundu, bu
ve gözle görülür ş
bir
lise, Whitmore malikanesind
"Tabii, ama orada yaşamaktan raha
i fark etti ve yumuşak bir gülüms
sta numarası yapma
de oturduktan sonra, kıyafet a
se hiçbir şey yoktu. Her zaman işinin yoğun
anlamıştı. Eve gelememesi d
üzerine koydu, ardından bir telefon açtı. "Merhaba, u
nımefendi, uzak bölgelerdeki şartlar çok zorludur. Uzun bir süre şehirden v
ini
gün içinde başkent
/1/114429/coverbig.jpg?v=1ec8cc55481dce4ba66a749021d43aab&imageMogr2/format/webp)