“Evliliğimizin ikinci yılında özel fotoğraflarım dokuz kez sosyal medyada gündem oldu, adam on kez polis merkezine düştü. Çünkü sevgilisi her mutsuz olduğunda, özel fotoğraflarımı tüm internete yayardı. Ben de buna göz yummadım; onun tüm yasadışı işlerini ihbar ettim ve onu bizzat karakola teslim ettim. Ta ki bir gün beklenmedik bir kaçırılma olayında, onun kalbine gelen kurşuna siper oldum. O ise patlamanın şiddetini benim yerime göğüsleyerek beni korudu. Ölümün kıyısından döndükten sonra, bu her zaman soğuk kanlı adam karşımda diz çöktü, sesi boğuk bir halde: "Artık birbirimizi yıpratmayalım, bundan sonra güzel günlerimiz olsun." Gözümün önünde, adamlarına sevgilisini New York'tan göndermelerini ve bir daha onunla asla görüşmeyeceğini söyledi. Barışmamızın üçüncü yılında, sekiz aylık hamile karnımla ona yemek götürüyordum. Ancak yolda bir araba bana çarptı. Hastane üç kez ölüm tehlikesi geçirdiğimi söyledi, ama yine de çocuğumu kurtaramadılar. Adam apar topar hastaneye geldi, ama bana bir kez bile bakmadı. Hemen kazaya neden olan kadını ve çocuğunu şefkatle kollarına alarak, alçak sesle onları teselli etti: "Korkma, kocan seni ve çocuğunu koruyacak." O anda fark ettim ki, bana çarpan kadın, onun üç yıl önce gönderdiği sevgilisiymiş! Öfkeyle bağırarak ona hesap sorduğumda, Shen Linchi sakin bir şekilde şöyle dedi: "O bunu bilerek yapmadı. Anneye ve çocuğuna bu kadar yüklenme. Çocuk ileride yine olur." İşte o an anladım ki, onlar çoktan yeniden birlikte olmaya başlamışlardı. Ona baktım ve başımı salladım. "Merak etme, bundan sonra bir daha asla böyle bir şey olmayacak."”