icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon
Gizemli Tasarımcı: Eski Nişanlım Şimdi Bana Yalvarıyor

Gizemli Tasarımcı: Eski Nişanlım Şimdi Bana Yalvarıyor

icon

Bölüm 1 

Kelime Sayısı: 892    |    Yayın tarihi: Bugün 11:03

ya Hanım. Altı

ncecik ultrason kağıdını sıkıca kavradı; o kadar sıkıyordu ki parmak boğumları bembeyaz kesilmişti. Göğüs kafesinin içinde kanat çırpan bir kuş vardı sanki.

dınlattı. Ekranda, Murat Çelebi ile yanak yanağa verdikleri, Murat'ın kollarını onun beline doladığı o mutlu fotoğraf vardı. Nişanlısı. Hayat arkadaşı. Parmakları Mur

ın en nadide mücevheriymiş gibi yerleştirdi. Hastanenin döner kapısından dışarı adım

Acelem var," dedi Asya, taksiye biner binm

kler uçuşuyordu. Murat'ın boynuna atılışını, onun kendisini havaya kaldırışını

geçti, asansöre bindi. Kalbi, asansörün her kat çıkışında daha da hızlı çarpıyordu. Kendi katına geldiğinde a

ttığı an, yüzündeki

ız kardeşi Selin Tunç'un en sevdiği markaydı. Babasının eşi Serpil'in kızı olan, aynı evi paylaştıkları ama hiçbir zaman gerçek bir abla-k

uçlarına basarak koridorda ilerledi. Yatak odasına doğru yak

am her an d

cilveli bir nefes nefeselik vardı. Asya'nın dizlerinin bağı çözüldü. Du

esi duyuldu: "Korkma, o bugün ta

u. Eli titreyerek yatak odasının aralık

seçtiği beyaz saten çarşafların üzerinde, nişanlısı Murat ve üvey kardeşi Selin

n tiz bir çığlık atarak yorganı göğsüne çekti. Murat'ın yüzündeki şehv

klanırken gözlerini kocaman açtı, dudaklar

Murat'ın gözlerine kilitlendi. Göğsü hızla inip kalkıyordu. "Neden?"

nde hiçbir pişmanlık belirtisi yoktu, aksine bıkkın görünüyordu. "Asya,

itreyen eliyle yatağı işaret etti. "O benim kardeşi

'ya doğru birkaç adım attı. Yüzündeki o masum, korkmuş ifade anında silin

rak. "Baban seni aileden attı, unuttun mu

çak gibiydi. Bir adım geriledi. Tam o sırada, kar

lini kendi düz karnına koydu. "Ayrıca," dedi kelimeler

bilgiyi reddediyordu. Öfke, acı ve ihanet damarlarında kaynıyordu. İçgüdü

abartılı bir çığlık atarak kendini geriye do

ye bağır

arına aldı. Başını kaldırıp Asya'ya baktı; gözlerinde saf bir nefret v

radan gitmeliydi. Nefes alamıyordu. Arkasını döndü, kapıya doğru koşmaya çalıştı. Ancak antr

yoktu. İlk basamağa adımını attığı an, bacaklarındaki

ışını, kemiklerinin sızısını hissetti. Yuvarlandı,

üşmüş, fermuarı açılmıştı. O özenle sakladığı ultrason kağıdı, çantadan kayıp mermer zemine düştü. Üzerine, Asya'n

YIL

n gözleri kapalıydı. Uçak durduğunda gözlerini açtı. O gözlerde artık beş yıl önceki o s

örükten geçerek

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Gizemli Tasarımcı: Eski Nişanlım Şimdi Bana Yalvarıyor
Gizemli Tasarımcı: Eski Nişanlım Şimdi Bana Yalvarıyor
“Asya, altı haftalık hamile olduğunu öğrendiği o gün, müjdeyi vermek için heyecanla eve koşmuştu. Fakat yatak odasının kapısını araladığında, kendi seçtiği beyaz saten çarşafların üzerinde hayat arkadaşı Murat ile üvey kardeşi Selin'i birbirine dolanmış halde buldu. Selin, hiçbir utanma belirtisi göstermeden yorgana sarıldı ve kendi düz karnına dokunarak asıl bombayı patlattı. "Ben Murat'ın çocuğunu taşıyorum. Üstelik baban seni aileden çoktan attı, sen artık bir hiçsin." Şok ve ihanetle nefesi kesilen Asya, o iğrenç evden kaçmak isterken merdivenlerden yuvarlandı. Bacaklarının arasından süzülen ılık kan, özenle sakladığı ultrason kağıdını kızıla boyarken, Murat ve Selin ona yardım etmek yerine sadece soğukkanlılıkla izlediler. Beş yıl boyunca, o soğuk mermer zeminde kaybettiği bebeğinin acısı ve en sevdikleri tarafından bir çöp gibi sokağa atılmanın nefreti kalbinde buzdan bir duvara dönüştü. Neden kendi ailesi ona bu kadar acımasızca sırt çevirmişti ve yıllarca sevdiği adam nasıl bu kadar omurgasız olabilirdi? O gün kanlar içinde karanlığa gömülürken, bu ihanetin bedelini onlara on katıyla ödeteceğine yemin etmişti. Şimdi, beş yılın ardından, eserleri milyon dolarlara satılan dünyaca ünlü gizemli mücevher dehası "Usta Y" olarak İstanbul'a geri dönmüştü. Üstelik yanında, hayatını kurtardığı küçük bir çocuğun babası olan, İstanbul'un en güçlü ve tehlikeli adamı Kaan Beyazıt vardı. Kaan, sosyetenin ortasında Asya'nın belini sahiplenici bir şekilde kavrayıp eski nişanlısının ve üvey kardeşinin gözlerinin içine baka baka fısıldadı: "Benimle sahte bir nişanlılık oyunu oyna, karşılığında sana o şirketi ve intikamını altın tepside sunayım."”