/1/125260/coverbig.jpg?v=687936747d891e6daa16582e32b5bffe&imageMogr2/format/webp)
ya Hanım. Altı
ncecik ultrason kağıdını sıkıca kavradı; o kadar sıkıyordu ki parmak boğumları bembeyaz kesilmişti. Göğüs kafesinin içinde kanat çırpan bir kuş vardı sanki.
dınlattı. Ekranda, Murat Çelebi ile yanak yanağa verdikleri, Murat'ın kollarını onun beline doladığı o mutlu fotoğraf vardı. Nişanlısı. Hayat arkadaşı. Parmakları Mur
ın en nadide mücevheriymiş gibi yerleştirdi. Hastanenin döner kapısından dışarı adım
Acelem var," dedi Asya, taksiye biner binm
kler uçuşuyordu. Murat'ın boynuna atılışını, onun kendisini havaya kaldırışını
geçti, asansöre bindi. Kalbi, asansörün her kat çıkışında daha da hızlı çarpıyordu. Kendi katına geldiğinde a
ttığı an, yüzündeki
ız kardeşi Selin Tunç'un en sevdiği markaydı. Babasının eşi Serpil'in kızı olan, aynı evi paylaştıkları ama hiçbir zaman gerçek bir abla-k
uçlarına basarak koridorda ilerledi. Yatak odasına doğru yak
am her an d
cilveli bir nefes nefeselik vardı. Asya'nın dizlerinin bağı çözüldü. Du
esi duyuldu: "Korkma, o bugün ta
u. Eli titreyerek yatak odasının aralık
seçtiği beyaz saten çarşafların üzerinde, nişanlısı Murat ve üvey kardeşi Selin
n tiz bir çığlık atarak yorganı göğsüne çekti. Murat'ın yüzündeki şehv
klanırken gözlerini kocaman açtı, dudaklar
Murat'ın gözlerine kilitlendi. Göğsü hızla inip kalkıyordu. "Neden?"
nde hiçbir pişmanlık belirtisi yoktu, aksine bıkkın görünüyordu. "Asya,
itreyen eliyle yatağı işaret etti. "O benim kardeşi
'ya doğru birkaç adım attı. Yüzündeki o masum, korkmuş ifade anında silin
rak. "Baban seni aileden attı, unuttun mu
çak gibiydi. Bir adım geriledi. Tam o sırada, kar
lini kendi düz karnına koydu. "Ayrıca," dedi kelimeler
bilgiyi reddediyordu. Öfke, acı ve ihanet damarlarında kaynıyordu. İçgüdü
abartılı bir çığlık atarak kendini geriye do
ye bağır
arına aldı. Başını kaldırıp Asya'ya baktı; gözlerinde saf bir nefret v
radan gitmeliydi. Nefes alamıyordu. Arkasını döndü, kapıya doğru koşmaya çalıştı. Ancak antr
yoktu. İlk basamağa adımını attığı an, bacaklarındaki
ışını, kemiklerinin sızısını hissetti. Yuvarlandı,
üşmüş, fermuarı açılmıştı. O özenle sakladığı ultrason kağıdı, çantadan kayıp mermer zemine düştü. Üzerine, Asya'n
YIL
n gözleri kapalıydı. Uçak durduğunda gözlerini açtı. O gözlerde artık beş yıl önceki o s
örükten geçerek
/1/125260/coverbig.jpg?v=687936747d891e6daa16582e32b5bffe&imageMogr2/format/webp)