icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Küllerinden Doğan Mirasçı: Mafya Kralının Kraliçesi

Bölüm 7 

Kelime Sayısı: 434    |    Yayın tarihi: 21/09/2026

mirhan Ba

ulanık bir soyutlamaya dönüştürm

i" halletmek için çıkmıştı

ik uzun

açılıp sessizliğ

sı gerekirdi. Ama çocukları tanıyor

ştu, gözleri telaşlı ve yapmacık b

asındaydı, etten duvar

attı Selin. "Lütfen!

mın parmaklığı

arımın üzerinde kavurucu

utarak dişl

an çekin," di

i," dedi Kerem, sesi titreyerek. "Ona za

" diye

an!" diye b

; küçük odadaki bütün havayı eme

aykırdı. "Bunun bedelini ö

akşam yemeği tepsisinde

kesmek için değil, elma kabu

ceğim!" diye

n koluna

zar zor

kırmızı çizgi halinde

ğı gibi gö

ıçağı yere bıraktı ve kolunu

i Kerem nefe

kan kaybından ölüyorm

bana

uçlamayla

?" diye tükürürcesi

dedim. "O bir

çenesi

çağını e

reddüt

çinde sıktı ve hı

mar kanı—anında fışkırı

Tıp

," dedi Kerem, doğrudan ruh

öne ç

ağı Kerem

avucun

biz ödüyoruz

usu doldurdu; antiseptiği

ine b

orumaya yemin

di sadakat yemini etmek için y

ni yakan bir sonradan görmey

, beni onlara bağlayan

bir ses

rurken çıkardığı o ses

ödemediniz,"

rının yanında bir

i kredinizi

ırma düğmes

edim. "Çöpünüzü

ini kanayan

ve acıma karışımı

Zeynep," dedi.

i," diye

eyerek, kanlarıyla odamın zeminin

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Aç
Küllerinden Doğan Mirasçı: Mafya Kralının Kraliçesi
Küllerinden Doğan Mirasçı: Mafya Kralının Kraliçesi
“İzmir Teşkilatı'nın prensesiydim ve Kerem ile Mert çocukluktan beri yeminli koruyucularımdı. On yaşındayken kanlarımızı birbirine karıştırmış, bana hiçbir şeyin dokunamayacağına dair söz vermiştik. Ama o yemin, Selin adında sıradan bir kızın göğsüme bir havai fişek doğrulttuğu gece küle döndü. Alevler ipek elbisemi tutuşturup tenimi yakarken, beni kurtarmaları için çığlıklar atarak betonda yuvarlandım. Fakat onlar bana doğru koşmadılar. Bunun yerine dumanların arasından geçip, az önce beni ateşe veren kıza ceketlerini sardılar. Sırf silahın "geri tepmesi" onu korkuttu diye onu teselli ettiler ve sıcak tutmak için benim diri diri yanmama izin verdiler. Hastanede kalıcı yara izleriyle uyandığımda, bana onun yazdığı ucuz bir özür mektubunu getirdiler. Hatta sargılar içinde olanın ben olduğumu görmezden gelerek, babamın öfkesinden onu korumak için kendi avuçlarını kestiler. Uğruna kurşun yemeye yemin ettikleri kızın yanışını izlemiş, sonra da kibriti çakan kıza siper olmuşlardı. On yıllık dostluğumuz, istediği an ağlamayı bilen bir fare uğruna silinip gitmişti. O hastane odasında çığlık atmadım, onlara yalvarmadım. Sadece eşyalarımı topladım ve beni asla takip edemeyecekleri tek yere, düşman bölgesine firar ettim. İstanbul'un acımasız Lideri Demir Karahan'ın kollarına. Hatalarını anlayıp yağmurun altında yalvarmak için sürünerek geri geldiklerinde, ben çoktan başka bir adamın yüzüğünü takıyordum. "Af mı diliyorsunuz?" diye sordum onlara yukarıdan bakarak. "Bunun için yanın."”