Ünlü Metresinin Çöküşü
e aralıktı. Midemde bir endişe düğ
yumuşak bir kahka
ruyordu. Ateş ise önündeki sehpaya oturmuş, ona bir çilek
iş, samimi bir andı. Ve ben ta
semesi bir anlığına soldu,
rileşti. Hemen kendini yastıklara geri çe
r davetsiz misafirmişim gibi sesini alçak tutarak. "Eylül
Ateş, burası benim dairem. Kira kontratında benim adı
e bu gece için. Onun nasıl olduğunu biliyorsun. Birlikte bü
l" bağı için bahaneler üreten
veriyorum," dedi, sesi alçak bir
önüp misafir odasına yürüdüm
larını tekrar duydum, bu sefer daha yüksek, televizyon
enezzül etmedim. Bütün gün tuttuğum gözyaşla
pısının gıcırdadığını duydum.
?" Bu Ateş'ti, sesi
ğırlığı yatağı çökertti. E
şa çıkılması gereken çok şey var. Bebek... bir tane
llettiğimi sanıyordu. Benden istediği canavarca şey için değil, yarattığı
keskin bir çığlık geldi
çarpmış gibi yatakt
diye feryat et
r daha bakmadan odadan fırladı.
çak, yatıştırıcı sesi geldi. Onu teselli e
ve pastırma kokusu havayı doldurmuştu. Bir anlık bir ya
utfağa
un pahalı ipek gömleklerinden birini giymiş, çıplak bacakları sallanıyor
çifte benziyorlardı. Ben ise se
du. Anında korkmuş ceylan bakışını takındı, A
ileceğim kadar yüksek sesle. "Porta
dedi Ateş, bana tek bir bakış b
ı değişti. Korku eriyip gitti, yerine kendini beğenmiş,
un?" dedi, sesi zehirli bir şurup gibiydi. "Bana seninle asla çocuk isteme
Başımı ona bakmak için kaldı
yla doluydu. "Ben Eylül Aksoy'um. Amcam sektördeki en güçlü yapım
emiştim. Ateş'in onu korumak için bu kadar çaresiz olmasının nedeni buydu. Bu
kaydı ve yere yığıldı. "Ahh! Bileğim!" diye bağır
m onun yanında durduğumu, onun yerde olduğunu gördü
din ne?" d
köşesine çarptı. Yan tarafıma keskin, yakıcı b
Eylül'ü kollarında tutuyordu. "İyi
u bir nefretle doluydu. "O hassas b
m," diye kekeledim, a
si alçak ve tehlikeliydi. "Bir daha ona do
tan taşıdı, beni orada acı ve
itti, bebeğin iyi olması
. Ve ben az önce dü