Ünlü Metresinin Çöküşü
dolaşarak geçirdim. Resimlerimizi indirdim, onun kıyafetlerini kutulara doldurdum. Alyansımı b
attım. Donuk, son
bir kısa mesaj te
avi kadife bir kutu var. Bir kurye bir saate
vardı. Açtım. Siyah kadife üzerinde, benim asla takmayacağım türden gösterişli b
ti. "Hayatımdaki en öne
söylediğini
larımdan acı bir kahkah
iformalı genç bir adam, paketi
i The Ritz-Carlton Oteli," d
ndaki askıdan alarak. Katlanmış boşanma
vasa bir basın toplantısına ev sahipliği yapıyordu. Oraya vardığımızda, kal
çevirdi. Her kamera bana döndü. Üzerimde sade bir elbise var
fısıltılar
u takınt
? Giyimine bak. Hi
anın önündeki sahneye, Ateş ve Eylül'
rildi. "Ceyda? Ne halt ediyorsun b
Sadece mavi kadi
dedim, sesim şaşırt
evinçle bir çığlık atarak açtı.
rttu. "Tak ban
sında gidip geldi. Sonra yüzü sertleşti ve kolyeyi
, gözleri tüm bu süre boyunca bana
essizce
efes alıp sendeledi, dengesini
ü tutmak için öne atılarak. Bana baktı, yüzü öfkeyl
ce elimde sımsıkı tuttuğum
en karnını tuttu. "Ateş, iyi
larla ilgili tüm düşünceleri gitmişti. "Tama
edim, onları tekrar
!" diye inledi Eylül,
an bir kalem kaptı, adını çizgiye
r kalabalığının arasından geçmeye b
m ve gitmek için döndüm. Uzaklaşı
şekilde y
ama sesiyle çarptı. Dünya bembeyaz,
i içinde, Ateş'in durup geriye baktığını gördüm. B
ül, kolunu çekiştirerek. "Sadece d
benden, ona baktı. Bir s
aparazzilerin yanıp sön
üşüm bulanıklaşıyordu. İnsanlar bakıyor, fısıldıyor, işa
uğunu fark ettim. Düştüğümde fırlamış olmalıydı. Parmağımda o kadar gev
amadım
n bacaklarımla ayağa kalktım. Bir ayağımı diğerini
förün gözleri yüzümdek
iye sordu, sesi
yanağımdaki kan
a acı bir gülümseme yerle