“On yıllık kocam Alp Karahan, buzdan oyulmuş bir adamdı. Evliliğimiz, ailemi kurtarmak için yapılmış bir iş anlaşmasıydı ve benim asıl görevim, onun sonu gelmeyen metreslerinin gönlünü sessizce alıp onları susturmaktı. Ama sonra, tek bir telefon görüşmesi o kasvetli hayatımı paramparça etti. Hastane, ölmek üzere olan kız kardeşim Ceyda için mükemmel bir kök hücre donörü bulmuştu. Onu kurtarabilirdik. Hayat kurtaracak bu nakle onay vermesi için Alp'e yalvardım. Ama o, Karmen adındaki yeni gözdesi olan bir influencer'ın büyüsüne kapılmış, beni reddetmişti. Çaresizce yaptığım aramaları görmezden geldi. Sonunda karşısına çıktığımda ise Karmen, kız kardeşimin kendisine kaba davrandığına dair zehirli bir yalan fısıldadı. Alp, sadece onun sözüne dayanarak ölümcül darbeyi vurdu. "Ceyda'nın doktor ekibini geri çekiyorum," dedi buz gibi bir sesle. "Nakil iptal." Telefonum tekrar çaldı. Arayan hastaneydi. Kız kardeşim ölmüştü. Artık yük olmak istemediğini söyleyen bir not bırakmıştı. Onu o öldürmüştü. Sanki bıçağı kendi elleriyle saplamış gibiydi. Acım öfkeye dönüştü. Onunla yüzleştiğimde önce beni boğmaya çalıştı, sonra da en değerli dronuna bana bir nörotoksin enjekte ettirdi. Korumalarının "eğlenmesi" için beni atölyesinin zemininde felçli bir halde bıraktı. Çaresizce sonumu beklerken kapı gıcırtıyla aralandı. On beş yıldır görmediğim bir adam yanıma diz çöktü, yüzünde dehşet dolu bir ifade vardı. "Ada? Tanrım, sana ne yaptı?"”