Login to MoboReader
icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon
closeIcon

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Lukas Difabio

2 Yayınlanmış Öykü

Lukas Difabio'nin Kitapları ve Öyküleri

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı

Romantik
5.0
Kız kardeşimin işlediği bir suç yüzünden yedi yılımı gizli bir hapishanede çürüyerek geçirdim. Bugün, nişanlım Dante nihayet beni almaya gelmişti. Ama beni kurtarmaya değil, bir utanç lekesiymişim gibi pis bir barakaya atmaya gelmişti. Yanlış kaynamış kemiklerime ve yara bere içindeki bedenime buz gibi gözlerle baktı. Sonra, kız kardeşimin tek bir telefonuyla beni tozun toprağın içinde öylece bırakıp hiç düşünmeden ona koştu. Ben bu ailenin beş yaşındayken kaçırılan öz kızıydım. Yıllar sonra bulunduğumda, annem ve babam çoktan yerime koydukları o "mükemmel" evlatlık kızları Serafina'yı seviyordu. Serafina sarhoşken ölümcül bir kaza yaptığında, düşmanları yatıştırmak ve onu korumak için beni feda ettiler. Uğruna gümüş bir kurşun yediğim, beni koruyacağına yemin eden adam bile onu seçmiş, hapishanede gardiyanlar tarafından her gün dövülmeme sessiz kalmıştı. Şimdi ise yeni hapishanemin ince duvarlarının ardından, kendi annemin beni tamamen silmek için ücra bir manastıra kapatma planlarını duyuyordum. Onlar için cehennemi yaşadım ama sırf o yalancı kızı memnun etmek için beni bir çöp gibi kenara attılar. Bugüne kadar neden beni sevmediklerini, neden o sahte gözyaşlarına inandıklarını sorup durmuştum. Artık biliyordum; beni koruyan o çocuk çoktan ölmüştü ve bu aile beni en başından beri hiç istememişti. Karanlıkta otururken cebimdeki ucuz kullan-at telefon titredi. Ekranda tek bir mesaj parıldadı: "Kuzey Sendikası. Seni oradan çıkarabiliriz. On günün var." Bu sefer geride kalan ben olmayacaktım; onların dünyasını tamamen terk edip, sadece kendim için yaşayacaktım.
Maskeli Gelin: Dehanın İntikamı

Maskeli Gelin: Dehanın İntikamı

Çağdaş
5.0
Leyla Şahin, tüm ailesi tarafından akıl hastası ve aptal olarak görülen, üvey annesi ve kız kardeşi Serap'ın sürekli ezdiği bir kızdı. Yirmi yaşına bastığı gece, köhne odasında ucuz makyajını silerken, o donuk bakışlarının altından buz gibi bir zekâ ve güzellik ortaya çıktı. Üvey kız kardeşi Serap'ın, İstanbul'un en güçlü ailesi Demirörenler'in varisi Cihan ile yapacağı görkemli düğüne zorla götürüldü. Herkesin onu küçük düşürmesini beklediği o anda, nikâh memurunun sistemde gördüğü bir kayıt tüm hayatları altüst etti. Cihan Demirören, yıllar önce büyükbabasının yaptığı gizli bir sözleşme gereği, çoktan Leyla ile evliydi. Salondaki yüzlerce davetlinin şok bakışları arasında, Serap çığlıklar atarak yere yığıldı, annesi Selma Hanım ise Leyla'yı parçalamak ister gibi ona baktı. Cihan, bu beklenmedik eşine tiksinerek yaklaştı, gözlerindeki öldürme arzusunu saklamadan onu kolundan tutup malikânesine götürdü. Ama kimse Leyla'nın o çirkin gözlüklerinin ve korkak tavırlarının ardında dünyaca ünlü bir dâhiyi sakladığını bilmiyordu. Cihan onu bir düşman, bir casus olarak görüyor, en ufak bir sırrını yakalamak için her anını izliyordu. Gece yalıda, Leyla'nın yüzündeki makyajı zorla sildiğinde gördüğü nefes kesici güzellik karşısında donup kaldı. Ama bu kadının neden bu kadar yetenekli olduğunu, neden dövüş tekniklerini bildiğini hâlâ çözemiyordu. Leyla ise bu nefret dolu evlilikte hayatta kalmak için aptal rolüne devam ederken, bir yandan da yıllar önce ölen annesinin sırlarını araştırıyordu. Ta ki üvey annesinin onu zehirleyip başka adamlara teslim etmeye çalıştığı o geceye kadar. Karanlıkta gözlerini açtığında, artık kaçacak değil, saldıracaktı.