icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı

Bölüm 3 

Kelime Sayısı: 331    |    Yayın tarihi: 18/09/2026

n Bakış

na sokulmuş bir ceza. Fiziksel iş yıpratıcıydı, bacağım dinmeyen, çığlık atan bir ızd

Annemin ellerinin şefkatli olduğu, babamın gülümsemesinin hâlâ göz

n kenarında önümü kesti. Şık, siyah bir makam aracı yakınlar

; başkasının hayatıymış gibi gelen bir çocukluktan kalma en sevdi

ldım," dedi, başka bi

n bir gece elbisesi vardı. Bir zamanlar onun karısı, bu şeh

unun sızısına. O kişinin ben olduğumu hiç bilmedi. Zaferi Serafina sahiplenmişti ve onunla bir

a geri iterek. Yüzündeki kafa kar

ti, sesi yıllardır duymadığım kadar yumuşaktı

ni buna itmişti. Bu gösterinin ne

titredi. Ekrana bir göz attı

Serafina'nın on

döndü. Gözlerindeki kısa süreli sıcaklık yok

vir. Hemen," diy

klama yapmadı. Yüz

ridine çekti. Dante kapıma doğru sert bir iş

di

kamdan çarpa

ğru hızla geri dönerken beni o

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
“Kız kardeşimin işlediği bir suç yüzünden yedi yılımı gizli bir hapishanede çürüyerek geçirdim. Bugün, nişanlım Dante nihayet beni almaya gelmişti. Ama beni kurtarmaya değil, bir utanç lekesiymişim gibi pis bir barakaya atmaya gelmişti. Yanlış kaynamış kemiklerime ve yara bere içindeki bedenime buz gibi gözlerle baktı. Sonra, kız kardeşimin tek bir telefonuyla beni tozun toprağın içinde öylece bırakıp hiç düşünmeden ona koştu. Ben bu ailenin beş yaşındayken kaçırılan öz kızıydım. Yıllar sonra bulunduğumda, annem ve babam çoktan yerime koydukları o "mükemmel" evlatlık kızları Serafina'yı seviyordu. Serafina sarhoşken ölümcül bir kaza yaptığında, düşmanları yatıştırmak ve onu korumak için beni feda ettiler. Uğruna gümüş bir kurşun yediğim, beni koruyacağına yemin eden adam bile onu seçmiş, hapishanede gardiyanlar tarafından her gün dövülmeme sessiz kalmıştı. Şimdi ise yeni hapishanemin ince duvarlarının ardından, kendi annemin beni tamamen silmek için ücra bir manastıra kapatma planlarını duyuyordum. Onlar için cehennemi yaşadım ama sırf o yalancı kızı memnun etmek için beni bir çöp gibi kenara attılar. Bugüne kadar neden beni sevmediklerini, neden o sahte gözyaşlarına inandıklarını sorup durmuştum. Artık biliyordum; beni koruyan o çocuk çoktan ölmüştü ve bu aile beni en başından beri hiç istememişti. Karanlıkta otururken cebimdeki ucuz kullan-at telefon titredi. Ekranda tek bir mesaj parıldadı: "Kuzey Sendikası. Seni oradan çıkarabiliriz. On günün var." Bu sefer geride kalan ben olmayacaktım; onların dünyasını tamamen terk edip, sadece kendim için yaşayacaktım.”