icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı

Bölüm 4 

Kelime Sayısı: 272    |    Yayın tarihi: 18/09/2026

n Bakış

bir başkası yanı başımda acı bir frenl

ye bakıyordu; yüz hatları saf b

ğıyla aydınlanan ana meydanında Serafina, nehre t

ye haykırdı; sesi gecenin ayazında

a at

çığlık attı. Dante gırtlaktan gelen bir kükreme kopardı—s

seyircisi gibi. Derin bir nehirdi, evet, ama çocukluğundan beri hayatta kalm

ı nehir kıyısına akın etti; titreyen ve usta

şıma durduğumu kimse görmedi. Titizlikle sahnel

ü. Sevdiğim çocuk, beni koruyacağına söz veren o çocuk ger

rak uykuya daldım

rafina'nın sözde iyileşme süreciyle meşguldü. Onu e

ıldı. Ağır bir parşömen üzerine süslü

u onurlandırmak adına Don Dante Volkov, Serafina

gibiydi. Bu, doğuştan gelen hakkımın herkesin önü

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
“Kız kardeşimin işlediği bir suç yüzünden yedi yılımı gizli bir hapishanede çürüyerek geçirdim. Bugün, nişanlım Dante nihayet beni almaya gelmişti. Ama beni kurtarmaya değil, bir utanç lekesiymişim gibi pis bir barakaya atmaya gelmişti. Yanlış kaynamış kemiklerime ve yara bere içindeki bedenime buz gibi gözlerle baktı. Sonra, kız kardeşimin tek bir telefonuyla beni tozun toprağın içinde öylece bırakıp hiç düşünmeden ona koştu. Ben bu ailenin beş yaşındayken kaçırılan öz kızıydım. Yıllar sonra bulunduğumda, annem ve babam çoktan yerime koydukları o "mükemmel" evlatlık kızları Serafina'yı seviyordu. Serafina sarhoşken ölümcül bir kaza yaptığında, düşmanları yatıştırmak ve onu korumak için beni feda ettiler. Uğruna gümüş bir kurşun yediğim, beni koruyacağına yemin eden adam bile onu seçmiş, hapishanede gardiyanlar tarafından her gün dövülmeme sessiz kalmıştı. Şimdi ise yeni hapishanemin ince duvarlarının ardından, kendi annemin beni tamamen silmek için ücra bir manastıra kapatma planlarını duyuyordum. Onlar için cehennemi yaşadım ama sırf o yalancı kızı memnun etmek için beni bir çöp gibi kenara attılar. Bugüne kadar neden beni sevmediklerini, neden o sahte gözyaşlarına inandıklarını sorup durmuştum. Artık biliyordum; beni koruyan o çocuk çoktan ölmüştü ve bu aile beni en başından beri hiç istememişti. Karanlıkta otururken cebimdeki ucuz kullan-at telefon titredi. Ekranda tek bir mesaj parıldadı: "Kuzey Sendikası. Seni oradan çıkarabiliriz. On günün var." Bu sefer geride kalan ben olmayacaktım; onların dünyasını tamamen terk edip, sadece kendim için yaşayacaktım.”