icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı

Bölüm 5 

Kelime Sayısı: 328    |    Yayın tarihi: 18/09/2026

a P

diklerini gördüm: bir pusu.

kesti; keskindi ve eski lehçenin tonların

bir sorunla ilgilenen Consigliere'ydi. "Ailenin iyiliği için," ded

özlerim Dante'ye kilitlen

andı, sözlerini yere yönelterek. "Onu sakinleştirmek iç

Yönettiği her birli

r itaat maskesi oturdu.

koştu, gözleri hesaplanmış bir kederle parıldıyordu. "Ah, Aria, bunun sen

akları etine batıp damla damla kan çıka

eydi. "Gördün mü? Ona ne yaptığını gördün mü? Her zaman

adece canımı yakmakla kalmadı; sabrımın son ipliğini de kopardı

muşaktı. Sırayla her birinin bakışlarıyla karşılaştım; ailem, söz

kışlarında çaresiz bir yalvarış vardı ve onun bu sessiz yakarışını sanki ha

leceği buz gibi bir fısıltıya dönüştü. "Bend

inti ve inançsızlık savaşıyordu. Yüzünü başka t

en karanlık saatlerinde bile tutunduğum o görünmez güven bağı, son

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
Pişmanlık İçin Çok Geç: Terk Edilen Nişanlı
“Kız kardeşimin işlediği bir suç yüzünden yedi yılımı gizli bir hapishanede çürüyerek geçirdim. Bugün, nişanlım Dante nihayet beni almaya gelmişti. Ama beni kurtarmaya değil, bir utanç lekesiymişim gibi pis bir barakaya atmaya gelmişti. Yanlış kaynamış kemiklerime ve yara bere içindeki bedenime buz gibi gözlerle baktı. Sonra, kız kardeşimin tek bir telefonuyla beni tozun toprağın içinde öylece bırakıp hiç düşünmeden ona koştu. Ben bu ailenin beş yaşındayken kaçırılan öz kızıydım. Yıllar sonra bulunduğumda, annem ve babam çoktan yerime koydukları o "mükemmel" evlatlık kızları Serafina'yı seviyordu. Serafina sarhoşken ölümcül bir kaza yaptığında, düşmanları yatıştırmak ve onu korumak için beni feda ettiler. Uğruna gümüş bir kurşun yediğim, beni koruyacağına yemin eden adam bile onu seçmiş, hapishanede gardiyanlar tarafından her gün dövülmeme sessiz kalmıştı. Şimdi ise yeni hapishanemin ince duvarlarının ardından, kendi annemin beni tamamen silmek için ücra bir manastıra kapatma planlarını duyuyordum. Onlar için cehennemi yaşadım ama sırf o yalancı kızı memnun etmek için beni bir çöp gibi kenara attılar. Bugüne kadar neden beni sevmediklerini, neden o sahte gözyaşlarına inandıklarını sorup durmuştum. Artık biliyordum; beni koruyan o çocuk çoktan ölmüştü ve bu aile beni en başından beri hiç istememişti. Karanlıkta otururken cebimdeki ucuz kullan-at telefon titredi. Ekranda tek bir mesaj parıldadı: "Kuzey Sendikası. Seni oradan çıkarabiliriz. On günün var." Bu sefer geride kalan ben olmayacaktım; onların dünyasını tamamen terk edip, sadece kendim için yaşayacaktım.”